otozomal baskin hipokalsemi
in

EntellektüelEntellektüel

Otozomal Baskın Hipokalsemi

Otozomal Baskın Hipokalsemi: Tanım, Sıklık, Nedenler ve Kalıtım Modeli

Tanım

Otozomal baskın hipokalsemi, kandaki düşük kalsiyum düzeyleri ile karakterize edilir. Etkilenen bireyler, kandaki diğer moleküllerin dengesizliğine sahip olabilir. Ayrıca kanlarında çok fazla fosfat (hipefosfatemi) veya çok az magnezyum (hipomagnezi) bulundurabilirler.

Otozomal baskın hipokalsemili olan bazı kişiler ayrıca paratiroid hormon adı verilen hormonun düşük seviyelerine sahiptir (hipoparatiroidizm). Bu hormon kandaki kalsiyum seviyelerinin düzenlenmesinde rol oynar. Vücuttaki anormal kalsiyum ve diğer moleküller, etkilenen bireylerin yaklaşık yarısının sağlıkla ilgili sorunları olmamasına rağmen, çeşitli belirti ve semptomlar göstermesine neden olabilir.

Otozomal baskın hipokalseminin en yaygın özellikleri, ellerde ve ayaklarda kas kasılmaları (kardiyak spazmlar) ve kas krampları, sinir ve kasların iğneleme veya karıncalanma hissi (parestezi) veya vücudun çeşitli bölümlerinde sinirlerin ve kasların seğirmesidir (nöromüsküler irritabilite). Daha ağır etkilenen bireyler, genellikle bebeklik veya çocukluk döneminde nöbetler geçirir. Bazen, bu belirtiler sadece hastalık veya ateş dönemlerinde ortaya çıkar.

Otozomal baskın hipokalsemili bazı kişiler idrarlarında yüksek kalsiyum (hiperkalsiüri) seviyelerine sahiptir ve bu, böbreklerde kalsiyum birikimine (nefrokalsinozis) veya böbrek
taşlarının oluşumuna (nefrolitiyazis) neden olabilir. Bu koşullar böbreklere zarar verebilir ve fonksiyonlarını bozabilir. Bazen beyinde, genellikle hareketin kontrolüne yardımcı olan, bazal ganglionlar denilen yapılarda anormal kalsiyum birikintileri oluşur.

Ağır etkilenen bireylerin küçük bir yüzdesi, hipokalsemiye ek olarak Bartter sendromu adı verilen böbrek hastalığının özelliklerine sahiptir. Bu özellikler, kanda potasyum (hipokalemi) ve magnezyum azlığı ile aldosteron hormonu (hiperaldosteronizm) birikimini içerebilir. Anormal molekül dengesi, metabolik alkaloz olarak bilinen, kanın pH’ını yükseltebilir. Bu iki hastalığın özelliklerinin birleşimine bazen Bartter sendromu ile otozomal baskın hipokalsemi veya Bartter sendromu tip V denir.

Genetik nedenleri ile ayırt edilen iki tip otozomal baskın hipokalsemi vardır. İki türün belirti ve semptomları genellikle aynıdır.

Sıklık

Otozomal baskın hipokalseminin sıklığı bilinmemektedir. Hastalık kolaylıkla teşhis edilemez çünkü genellikle belirti veya semptomlara neden olmaz.

Nedenler

Otozomal baskın hipokalsemi, öncül olarak CASR genindeki mutasyonlardan kaynaklanır. Bu vakalar, tip 1 olarak bilinir. Tip 2 olarak bilinen vakaların küçük bir yüzdesine, GNA11 genindeki mutasyonlar neden olur. Bu genlerden üretilen proteinler kandaki kalsiyum miktarını düzenlemek için birlikte çalışır. CASR geni, kalsiyum algılayıcı reseptör (CaSR) olarak adlandırılan bir protein yapmak için talimatlar sağlar. Kalsiyum molekülleri, bu proteinin kandaki kalsiyum miktarını izlemesini ve düzenlemesini sağlayan CaSR proteinine bağlanır. GNA11 geninden üretilen Ga11, CaSR ile birlikte çalışan bir sinyal proteininin bir bileşenidir. Belirli bir kalsiyum konsantrasyonuna ulaşıldığında, CaSR kandaki kalsiyum miktarını artıran işlemleri engellemek için sinyal göndermesi için Ga11’i uyarır.

CASR veya GNA11 genindeki mutasyonlar, ilgili proteinin aşırı aktif olmasına neden olur. Değiştirilmiş CaSR proteini, kalsiyuma karşı daha hassastır. Yani düşük kalsiyum seviyeleri bile Ga11 sinyalini uyarması için tetikleyebilir. Benzer şekilde, mutasyonlu Ga11 proteini, kandaki seviyeler çok düşük olsa bile kalsiyum artışlarını önlemek için sinyaller göndermeye devam eder. Sonuç olarak kandaki kalsiyum seviyeleri düşük kalır ve hipokalsemiye neden olur. Kalsiyum, kas hareketinin kontrolünde önemli bir rol oynar ve bu molekülün yetersizliği kasların kramplanmasına veya titremesine neden olabilir. Kalsiyumu arttıran işlemlerin bozulması, diğer otozomal baskın hipokalsemi belirtilerine yol açan fosfat ve magnezyum gibi molekülleri normal düzenlenmesini de bozabilir. Araştırmalar kandaki kalsiyum miktarı azaldıkça hastalığın belirtilerinin daha şiddetli olduğunu göstermektedir.

Kalıtım Modeli

Bu durum otozomal baskın karakter ile kalıtılır. Bu da her hücrede değiştirilmiş genin bir kopyasının bozukluğa neden olması için yeterli olduğu anlamına gelir. Çoğu durumda, bozukluğa sahip kişi, yine, bozukluğa sahip bir ebeveynin mutasyonunu devralır. Az sayıda vaka gendeki yeni mutasyonlardan kaynaklanarak ailelerinde hastalık öyküsü olmayan kişilerde ortaya çıkar.

Bu Hastalığın Diğer İsimleri

  • ADH
  • Otozomal Baskın Hipoparatiroidizm
  • Ailesel hiperkalsiürik hipokalsemi
  • Ailesel Hipokalsemi

Kaynak: https://ghr.nlm.nih.gov/condition/autosomal-dominant-hypocalcemia

Görsel Kaynak: https://www.pediatriconcall.com/articles/neonatology/hypocalcemia-in-neonates/hypocalcemia-in-neonates-introduction

Editör: Sibel Öncel

Ne düşünüyorsunuz?

4 puan
+ Oy - Oy
Molekül Kullanıcı

Emir Akın Ak

1998 Bursa'da doğdu. Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik öğrencisidir. Moleküler biyoloji ve Sinir Bilim ilgi duyduğu alanlardır.

İçerik YazarıÜyelik Yılı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

lassa ateşi nedir?

Lassa Ateşi Nedir?

parmak-izini-genetik-mi-belirler

Parmak İzini Genetik Mi Belirler?