Kanser batı ülkelerinde kalp hastalıklarından sonra ölüme neden olan ikinci hastalıktır. Kanser tüm yaştaki insanları etkiler ve her üç insandan biri hayatın bir döneminde kanser tanısı konusunda sağlık deneyimi yaşamaktadır. Kanserler arasında en öldürücü olan Akciğer kanseri olup, Akciğer kanserini meme, prostat ve kolon kanseri takip eder.

İnsanlara çok acı çektirdiği için toplum kanserin sebeplerini anlamak ve etkili tedaviler geliştirmek için önemli kaynaklar bulmaya yönelmiştir. Son 30 yıldır bilim insanları kanser hücrelerinin kontrolsüz büyüme ve yayılmasına neden olan onkogenlerle tümör baskılayıcı genlerin karşılıklı etkileşimi ile karakterize edilen genetik bir hastalık olduğunu keşfetmişlerdir. Kanser genetiğindeki yeni anlayışlar günümüzde kinik denemelere de giren gene özgü tedavilerin ortaya çıkmasına yol açmaktadır. Bazı bilim insanları gelecek 2 yıl içerisinde gen terapinin kemoterapinin yerini alacağını tahmin etmektedirler.

Kanser hücresel işlevin temel yönlerini kontrol eden genlerdeki mutasyonlar sonucunda ortaya çıkan genetik bir hastalıktır.

Kanser Genetik Bir Hastalıktır

Kanserle ilgili genomik değişiklikler tek bir nükleotidin yer değiştirmesinden büyük ölçüde kromozomların tekrar düzenlenişleri çoğalmaları ve delesyonlarına kadar uzanmaktadır. Ancak diğer genetik hastalıklardan farklı olarak genellikle somatik hücrelerden meydana gelen mutasyonlar kansere yol açmaktadır. Kanserin yaklaşık %1 ‘i zigot oluşumundan itibaren hücre bölünmesinde ve dokuların meydana gelişi ( germ- lime ) sırasıyla gerçekleşen ve kişilerin bazı kanser tiplerine kişilerin yatkınlığını arttıran mutasyonlarla ilgilidir. Kanser ile diğer genetik hastalıklar arasındaki önemli bir diğer fark kanserin nadiren tek bir mutasyonla oluşabilmesinden ziyade genellikle çok sayıda (6-10) mutasyondan kaynaklanmasıdır. Kansere yol açan mutasyonlar DNA hasarının tamirini hücre bölünmesini apopitozis, hücresel farklılaşmayı ve hücre-hücre teması gibi pek çok hücresel işlevi etkilemektedir.

Kanser Nedir? 

Klinik olarak kanser; köken aldıkları hücre tiplerine bağlı olarak değişik davranışlar gösteren yüze yakın sayıdaki kompleks hastalıkları kapsayan bir olgu olarak tanımlanır.

Kanserler; başlangıç yaşlarına, büyüme oranlarına, yayılımlarına, evrelerine ve tedaviye verdikleri tepkilere göre çeşitlilik göstermektedirler.  Buna rağmen tüm kanserler, onları tek bir birim aile içerisinde birleştiren, moleküler seviyede ortak, karakteristik özellikler gösterirler. Tüm kanser hücreleri iki ortak temel özelliği paylaşırlar: (1) anormal hücre büyümesi ve bölünmesi ( hücre çoğalması ), (2) hücreleri vücudun diğer bölümlerine yayılmasını ve istilasını ( metastaz ) engelleyen normal sınırlamalardaki anormallikler. Bu işlevler, normal hücrelerde uygun bir şekilde, zamanında ve yerinde ifade edilen genler tarafından sıkıca denetlenmektedirler.  Kanser hücrelerinde bu genler ya mutasyona uğrar ya da uygun olmayan şekilde ifade edilirler.

Kanser hücrelerini tehlikeli yapan, denetlenemeyen hücre çoğalması ve metastatik yayılmanın kombinasyonudur. Bir hücre, hücre bölünmesi üzerindeki genetik kontrolünü kaybederse, çok hücreli bir yığın iyi huylu bir tümör ( benign tümör) olabilir. Bu tip bir tümör ameliyatla alınabilir ve genellikle ciddi bir hasara yol açmaz. Buna rağmen eğer tümördeki hücreler bu yapıda kurtulabilme, kan dolaşımına girebilme, diğer dokuları istila edebilme ve ikincil tümörler biçimlendirebilme (metastaz ) yetisini ele geçirmişlerse, o zaman malignant ( kötü huylu, tehlikeli tümör) olurlar. Malignant tümör’in tedavileri zordur ve hayati tehlike oluşturabilirler.  İyi huylu bir tümörü tehlikeli bir tümöre dönüştüren birçok basamak ve genetik mutasyon vardır.

Önceki İçerikAURKC Geni Nedir?
Sonraki İçerikCASK Geni Nedir?
Meryem GÖKOĞLU
1996 yılında Antalya’da doğdum. İlk 12 yıl zorunlu eğitimi Antalya’da okudum. Afyon Kocatepe Üniversitesi moleküler biyoloji ve genetik bölümünde eğitim alıyorum. Başlıca İlgi alanları; embriyoloji, histoloji ve fizyoloji...

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz