Tanım

C3 glomerulopati böbreklerde işlev bozukluğuna neden olan ilgili koşullar grubudur.

C3 glomerulopati’nin başlıca belirtileri arasında, idrarda yüksek seviyede protein (proteirüni), idrarda kan (hemotüri), azalan idrar miktarı, kanda düşük protein seviyesi ve vücudun birçok bölgesinde şişlik yer alır. Etkilenen bireyler kanda tamamlayıcı bileşen 3 (veya C3) olarak adlandırılan proteinin çok düşük seviyelerine sahip olabilirler.

C3 glomerulopati’ye bağlı böbrek problemleri zamanla kötüleşmeye meyillidir. Etkilenen bireylerin yaklaşık yarısı tanılarını takiben 10 yıl içinde son dönem böbrek yetmezliği (ESRD) geliştirir. ESRD, böbreklerin sıvıları ve atık ürünleri vücuttan etkili bir şekilde filtre etmelerini önleyen yaşamı tehdit eden bir durumdur.

Araştırmacılar C3 glomerulopati’nin 2 ana formunu tanımlamıştır. Bunlar: yoğun birikim hastalığı ve C3 glomerülonefrittir. Her iki rahatsızlık benzer böbrek problemlerine neden olsa da yoğun birikim hastalığının belirtileri genellikle ergenlik döneminde, C3 glomerülonefrit hastalığına göre daha erken görülme eğilimindedir. Ancak, her iki hastalığın belirti ve semptomları yetişkinlik dönemine kadar da görülmeyebilir.

Yoğun birikim hastalığına sahip olan biri böbrek fonksiyonuyla ilgili olmayan diğer koşullarla da ilişkilendirilebilir. Örneğin vücudun üst kısmındaki cilt altı yağ (adipoz) dokusu eksikliği nedeniyle karakterize edilen bir durum olan kısmi lipodistrofiyi yakalanmış olabilir. Ek olarak, bazı hastalarda gözün arkasındaki ışığa duyarlı dokularda (retina) drusen adı verilen sarımsı birikintiler oluştururlar. Bu birikintiler genellikle çocuklarda ve ergenlik çağındaki bireylerde görülür ve yaşamın ilerleyen zamanlarında görme bozukluklarına neden olabilir.

Görülme Sıklığı

C3 glomerulopati, dünya genelinde milyon kişi başına 1-2 kişiyi etkileyen çok nadir görülen bir hastalıktır. Kadınlarda ve erkeklerde eşit derecede yaygındır.

Nedenleri

C3 glomerulopati birçok gendeki değişikliklerle ilişkilidir. Bu genlerin çoğu tamamlayıcı sistem olarak bilinen vücudun bağışıklık yanıtının bir kısmını düzenlemeye yardımcı olan proteinlerin yapımında talimatlar sağlar. Bu sistem, yabancı istilacıları (bakteriler ve virüsler gibi) yok etmek, iltihaplanmayı tetiklemek ve hücre ve dokulardan atıkları uzaklaştırmak için birlikte çalışan proteinlerin bir grubudur. Tamamlayıcı sistemin dikkatli bir şekilde düzenlenmesi gerekir, böylece sadece istenmeyen materyalleri hedef alır ve vücudun sağlıklı hücrelerine zarar vermez.

Tamamlayıcı sistem ile ilgili genlerden birindeki spesifik bir mutasyon olan CFHR5’in, Kıbrıs’ın Akdeniz adasındaki insanlarda C3 glomerulopatiye neden olduğu bulunmuştur. C3 ve CFH genlerindeki mutasyonun, diğer tamamlayıcı sistem ile ilgili genler gibi diğer popülasyonlarda da bu duruma sebep olduğu tespit edilmiştir. Bilinen mutasyonlar, tüm C3 glomerulopati vakalarının sadece küçük bir yüzdesini oluşturur. Çoğu durumda, bu koşulun nedeni bilinmemektedir.

Tamamlayıcı sistem ile ilgili genlerdeki birkaç normal varyant (polimorfizmler), C3 glomerulopati’nin gelişme ihtimalinin artmasıyla ilişkilidir. Bazı durumlarda, artan risk, risk altındaki bir C3 glomerulopati olarak bilinen bir kombinasyon olan birkaç gende spesifik varyant grubuyla ilgilidir. Bu polimorfizmler C3 glomerulopati riskini arttırırken, bu genetik değişiklikleri miras alan birçok insan asla durumu geliştirmeyecektir.

C3 glomerulopati’ye bağlı genetik değişiklikler tamamlayıcı sistemin aktivasyonunu açar ya da artırır. Aşırı aktif sistem böbreklerde ’’glomerüli’’ adı verilen yapılara zarar verir. Bu yapılar, atık ürünlerin kandan süzülmesine yardımcı olan küçük kan damarı kümeleridir. Gromerüliye verilen hasar böbreklerin normal bir şekilde atık ürünleri filtrelemesini önler ve ESRD’ye yol açabilir. Çalışmalar, tamamlayıcı sistemin kontrolsüz aktivasyonunun ayrıca edinilmiş kısmi lipodistrofi ve retinada drusen birikimi de dahil olmak üzere, yoğun birikim hastalığı ile orta çıkabilen diğer sağlık problemlerine neden olur. Araştırmacılar, tamamlayıcı sistemin aşırı aktivitesinin ilişkili sağlık problemleriyle nasıl bir bağlantısının olduğunu belirlemek için çalışıyorlar. Çalışmalar, C3 glomerulopati’nin otoantikorlar adı verilen özelleşmiş proteinlerin varlığından da kaynaklanabileceğini öne sürmektedir. Otoantikorlar, tamamlayıcı sistemin düzenlenmesinde yer alan proteinlerin aktivitesini değiştirerek bu hastalığa neden olmaktadır.

Kalıtım Paterni

Çoğu C3 glomerulopati vakası sporadiktir, bunun anlamı ise ailelerinde bu hastalık öyküsü olmayan insanlarda görülür. Sadece birkaç bildirilen ailenin, C3 glomerulopati hastalığına sahip birden fazla aile üyesine sahip olduğu görülmüştür. Bununla birlikte, etkilenen birçok insan, bağışıklık sistemi bozulduğunda ve vücudun dokularına ve organlarına saldırdığında orata çıkan otoimmün hastalıklarla yakından ilişkilidir. C3 glomerulopati ve otoimmün hastalıklar arasındaki bağlantı tam olarak anlaşılmamıştır.

Hastalığın Diğer İsimleri

  • C3 Glomerülonefrit
  • C3G
  • DDD/MPGN2
  • Yoğun birikme hastalığı
  • Membranoproliferatif Glomerülonefrit Tip2

 Kaynak

https://ghr.nlm.nih.gov/condition/c3-glomerulopathy

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz