Afrika Aşırı Demir Yükü
in

Afrika Aşırı Demir Yükü

Afrika Aşırı Demir Yükü: Tanım, Sıklık, Nedenler ve Kalıtım Modeli

Tanım

Afrika aşırı demir yükü, yenilen yemekten (beslenme, diyet) çok fazla demirin emilimini içeren bir durumdur. Fazla demir, karaciğer, kemik iliği ve dalak başta olmak üzere vücudun doku ve organlarında depolanır. Bir miktar demirin kanamayla veya bağırsaktaki hücrelerin (eritrosit) ömürleri sonunda döküldüğünde kaybedilmesine rağmen, insanlar, demir atılımını arttıramaz. Vücuttaki demir seviyesi, ilk olarak yenilen yemekten (beslenme) ne kadar demir emildiğinin kontrolü ile düzenlenir.

Afrika demir yükü, demir miktarı yüksek olan beslenmeden kaynaklanır. Genellikle, metal fıçılarda mayalandırılan ve çözünmüş demir içeren geleneksel Afrika birası tüketimi ile ilişkilidir. Bazı kanıtlar, çok fazla demir emilimine olan genetik yatkınlığını da içerebileceğini desteklemektedir.

Afrika aşırı demir yükünde, fazla demir genellikle ilk olarak retiküloendotelyal hücreleri olarak adlandırılan belirli bağışıklık hücrelerinde birikir. Retiküloendotelyal hücreleri, kemik iliğinde ve dalaktaki makrafajları ve karaciğerde bulunan ve virüs ve bakteri gibi yabancı istilacılara karşı vücudu korumaya yardımcı özelleşmiş makrofajlar olan Kupffer hücrelerini içerir. Bu durumun ilerleyen aşamalarında, demir, karaciğer hücrelerinde (hepatositler) de birikir. Bu model, fazla demirin birincil olarak hepasitlerde biriken kalıtsal hemokromatoz olarak adlandırılan benzer aşırı demir yükü bozukluğunda görülenden farklıdır.

Aşırı miktarda demir emildiğinde, aşırı demir yükü sonucu, eninde sonunda doku ve organlara zarar verebilir. Karaciğerdeki aşırı demir yükü, kronik karaciğer rahatsızlığına (siroz) neden olabilir. Siroz, hepatosellüler kanser olarak adlandırılan karaciğer kanser türünün gelişme riskini arttırır. Bağışıklık hücrelerindeki aşırı demir yükü, enfeksiyonlara karşı savaşma kabiliyetlerini etkileyebilir. Afrika aşırı demir yükü, tüberküloz gibi enfeksiyon gelişme riskinin artması ile ilişkilidir. Fazla demir ayrıca, vücuttaki C vitamininin normalden daha hızlı parçalanmasına sebep olur. Bundan dolayı, etkilenen bireyler, iskorbüt hastalığı gibi C vitamini eksikliği problemleri bakımından yüksek risk altındadır.

Afrika aşırı demir yükü rahatsızlığına sahip olan insanlar, yüksek ihtimalle demirin karaciğer kemik iliği ve dalakta birikmesi ve kırmızı kan hücreleri üretimi için az uygun olmasından dolayı düşük miktarda kırmızı kan hücrelerine (hafif anemi) sahiptir. Etkilenen bireylerin kanlarında kan testi ile tespit edilebilen, ferritin olarak adlandırılan protein seviyesi de yüksektir. Ferritin hücrelerde demiri depolar ve salar. Ve hücreler fazla miktardaki demire yanıt olarak daha fazla ferritin üretir.

Sıklık

Afrika aşırı demir yükü, Orta ve Güney Afrika’nın kırsal kesimlerinde yaygındır. Bu bölgedeki nüfusun %10’una kadar kişi etkilenebilir. Erkeklerin kadınlardan daha fazla etkilendiği görülmüştür. Bunun sebebi, beslenmedeki demir tüketimindeki bazı farklılıklar ve kadınların regl ve doğumunda kan kaybıyla fazla demiri atmasından dolayı olabilir.

Dünyanın diğer bölgelerindeki Afrika kökenli insanlarda artan demir depolarının görülme sıklığı bilinmemektedir. Ancak,bu bireylerin hafif artmış demir depoları geliştirme riski Avrupa kökenli insanlara göre daha yüksektir.

Nedenler

Afrika aşırı demir yükü, ilk olarak Orta ve Güney Afrika’nın kırsal kesimlerindeki geleneksel birayı içen kişiler arasında kaydedildi. Bu geleneksel bira, kaplanmamış çelik fıçılarda mayalandığından dolayı demir (çeliğin bileşeni) biranın içine nüfuz ediyordu. Ancak, birayı içen tüm bireylerde Afrika aşırı demir yükü gelişimi olmuyordu ve Afrika kökenli ve aşırı demir yüküne sahip tüm kişiler bira içmiyordu.  Bundan dolayı, araştırmacılar bu durumun gelişme riskini etkileyen genetik farklılıkları araştırıyor.

Bazı çalışmalar, SLC40A1 genindeki çeşitliliğin, Afrika kökenli insanlarda artmış demir depoları geliştirme riskinin arttırdığını gösterdi. Bu çeşitlilik, Afrika kökenli insanlarda yüzde 5 ile 20 arasında bulunur. Ama diğer popülasyonlarda bulunmaz.

SLC40A1 geni ferroportin olarak adlandırılan proteinin yapımı için bilgi sağlar. Bu protein vücuttaki demir emilimi sürecine dahil olur. Beslenme ile alınan demir, ince bağırsağın duvarından emilir. Ferroportin sonra demiri ince bağırsaktan kan dolaşımına iletir. Ve demir kan tarafından doku ve organlara taşınır. Ferroportin ayrıca demiri karaciğer, dalak ve kemik iliğindeki retiküloendotelyal hücrelerden taşır. Vücut tarafından emilen demir miktarı, depolanan ve bağırsak hücreleri ve makrofajlardan salınan demir miktarına bağlıdır.

Afrika kökenli insanlarda artmış demir depoları ile ilgili çalışmalarla ilişkilendirilmiş SLC40A1 gen çeşitliliği, ferroportinin vücuttaki demir emilimini düzenlemesine yardımcı olduğu yolu etkileyebilir. Ancak, araştırmacılar, bu çeşitliliğin çoğu Afrika aşırı demir yükü vakasıyla ilişkili olmadığını ileri sürüyorlar.

Kalıtım Modeli

Afrika aşırı demir yükü, ailelerden geliyor gibi görünüyor. Ve ailenin beslenmesindeki yüksek demir, bu durumun gelişmesine ana katkı sağlıyor gibi görünüyor. Bu durumun oluşmasına genetik katkı da sebep olabilir ancak kalıtım modeli bilinmiyor. SLC40A1 geninde spesifik çeşitlilik olan kişiler, bu durum için artmış riski, ebeveynlerinden kalıtsal olarak alabilirler. Ama durumun kendisini alamazlar. Bu duruma sahip tüm kişiler, genlerinde bu çeşitliliğe sahip değiller ve bu çeşitliliğe sahip tüm kişilerde bu rahatsızlık gelişmeyecek.

Bu Hastalığın Diğer İsimleri

  •  Afrika hemokromatozu
  • Afrika beslenme hemokromatozu
  • Afrika siderozu

Kaynak: https://medlineplus.gov/genetics/condition/african-iron-overload/

Görsel Kaynak: https://www.diyetasistan.com/fazla-demir-neden-zararli-demir-toksisitesi.html

Editör: Meryem Melisa KAR

Ne düşünüyorsunuz?

1 Point
+ Oy - Oy
Gen Kullanıcı

Dilan İnan

1997 İstanbul doğumludur. Marmara Üniversitesi Bİyomühendislik son sınıf öğrenci. Tiroit kanseri metabolitleri üzerine tez çalışması yapmaktadır. İlgi alanları: immünoloji, kanser, sinir bilimi.

İçerik YazarıÜyelik Yılı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Östron Hormonu Nedir

Östron Hormonu Nedir?

ggplot2 paketi ile grafik çizme yöntemleri

R ggplot2 Paketi İle Grafik Çizme Yöntemlerine Giriş